T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü Trabzon Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü Trabzon Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

11 Nisan Dünya Şizofreni Günü

Güncelleme Tarihi: 11/04/2019

  WhatsApp Image 2019-04-11 at 17.13.16.jpeg
  11 Nisan tarihi dünyada, şizofreni hastalığına dikkat çekmek ve bu konudaki farkındalığı arttırmak amacıyla Dünya Şizofreni Günü olarak kabul edilmektedir. Şizofreni nadir bir hastalık olmayıp dünya çapında her 1000 kişiden 4’ünde şizofreniye rastlanır. Ülkemizde ise 300 binden fazla kişide şizofreni tanısı olduğu düşünülmektedir. Bu rakamlara baktığımızda, hastalıkla ilgili farkındalığın önemi ortaya çıkmaktadır.

   Peki, nedir bu şizofreni hastalığı dersek. Şizofreni bir beyin hastalığı olup kişinin düşünce, algılama ve duygulanımdaki bozulmayla seyreder. Dönem dönem hastalıkta alevlenmeler ve yatışmalar olabilir. Çoğu zaman şizofreni tanısı almadan 1-2 yıl kadar önce bazı belirtiler hasta yakınları tarafından fark edilebilmektedir. Hastalık sinsi belirtilerle başlayabildiği gibi aniden ortaya çıkan gürültülü bir seyir de izleyebilir. Hastalığın alevlenme dönemlerinde, hezeyan (sanrı) adı verilen düşünce bozuklukları sık görülmektedir. Kişi birileri tarafından takip edildiğini düşünebilir, başkalarının yemeğine zehir kattığına inanıp yemek yemeyi reddedebilir. Herkesin kendisi hakkında konuştuğunu ya da kendine zarar verileceğine yönelik düşüncelerini paylaşabilir. Bu gibi düşünceler nedeniyle kişi öfkeli bir tutum sergileyebildiği gibi, herkesten uzaklaşma eğilimi içinde olup içine kapanabilir. Hastalar korku ve öfke dolu ne olduğunu yeterince anlayamadığı bir dünyada olduklarını hissedebilirler. Yine, halüsinasyon (varsanı) adı verilen algı bozuklukları da şizofrenide yaygın olarak görülebilmektedir. Hastalar gerçekte olmayan sesler, görüntüler, kokular ve dokunsal duyular algılayabilirler. Hastalar sadece kendisinin duyduğu bu seslere yanıt verebilir, seslerin dediklerini yapabilir, dışarıdan bakıldığında kendi kendilerine konuşuyorlarmış izlenimi verebilirler. Hastalığın alevlenme dönemleri dışında görece daha sessiz seyreden dönemlerinde ise hastalar içlerine kapanıp, çökkün keyifsiz olabilirler. Günlük işlerini dahi yapmak istemez toplum içine karışmaktan rahatsızlık duyabilirler. İsteksizlik nedeniyle rutin işlerini aksatabilirler. Şizofreni kimlerde ve ne zaman ortaya çıkar? Şizofreni, genetik (ırsi) olabileceği gibi hiçbir akrabasında şizofreni olmayan kişilerde de rastlanabilecek bir hastalıktır. Neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Toplumda yanlış bilinenin aksine hastalığın zeka ile ilişkisi yoktur, yani ‘çok zeki veya zeka geriliği olan kişilerde şizofreni daha sık görülür’ gibi kanıtlanmış bilimsel bir veri yoktur. Hastalık genellikle 18-25 yaş aralığında ortaya çıkmakla birlikte çocukluk ya da daha geç yaşlarda da ortaya çıkabilir. Şizofreni tanısı ancak bir psikiyatri uzmanı tarafından konulabilir. Tedavi de ise ilaç kullanımı esastır. Hastalığın kronik (hayat boyu süren) olması nedeniyle düzenli ve devamlı ilaç kullanımı çok önemlidir. Alevlenme dönemlerinde zaman zaman hastaların hastaneye yatarak tedavilerinin düzenlenmesi gerekebilir. Tedaviyle ilgili önemli sorunlardan biri ise, hastaların ilaç kullanımını aksatmaları ya da tamamen bırakmalarıdır. Bunun nedenleri arasında; hastaların iyi olduklarını düşünüp artık ilaca ihtiyaçları olmadığını düşünmeleri, uzun süre ilaç kullanmanın vermiş olduğu bıkkınlık hissi ya da bazen hastalık belirtileri olsa bile hastaların bu durumun farkında olmamaları olabilir. Böyle durumlarda hastaların aile tarafından desteklenmesi çok önemlidir. Yoksa hastaların ilaç kullanmayı bırakmasıyla hastalıkları alevlenme dönemine girebilmekte; bu ise hastaların toparlanma ve hastanede kalış sürelerini uzatabilmekte; sonuç olarak hastaların toplumdan daha uzun süre uzak kalmasına neden olabilmektedir. Bu durum kısır bir döngü haline dönüşünce de hasta ve hasta yakınında tükenmişlik sendromu oluşmasına neden olabilmektedir. Şizofreni hastaları tehlikeli midir? Toplumda doğru bilinen yanlışlardan biri de bu konudur. Tedavisini düzenli alan şizofreni hastalarının suç işleme oranı genel toplumdan bile düşüktür. Düzenli tedavi alan birçok hastamız toplum içerisinde işlevselliğini devam ettirmektedir. Çevreye zarar verme durumu düzenli tedavi almayan ya da eşlik eden madde kullanımı olan bazı hastalarda olabilmektedir. Gerçeklikten kopma nedeniyle hasta şaşkın ve sinirli olabilir, çevresinde olan olayları yanlış yorumladığından ya da gerçek dışı seslerin etkisiyle ve sıklıkla kendisine gelecek bir zararı önlemek için savunmaya geçer. Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak şizofreni hastalarına yaklaşımımız nedir? Hastanemiz bir bölge hastanesi olması nedeniyle Trabzon ve çevresinden gelen çok sayıda şizofreni hastasına hizmet vermekteyiz. Ayaktan poliklinik tedavisi için gelen hastalarda, ilaç tedavisinin yanı sıra hasta ve aileyi bilgilendirici hastalık ve tedavi sürecine ilişkin eğitici bilgiler içeren aile görüşmeleri, destekleyici ve bilişsel davranışçı terapi gibi terapilerle destek tedavileri yapmaktayız. Yatarak tedavi gören hastalarımızda, tanı aşamasından sonra hastaların psikiyatrik ve tıbbi durumuna uygun tedavi seçeneklerini gözden geçirerek ilaç tedavileri belirlenmekte, yan etki ve etkinlik açısından yakın takiple hastaların ilaç tedavileri düzenlenmektedir. Gereken durumlarda hastalarımızın sosyal durumlarına ilişkin bilgi edinmek ya da bu alanlarda düzenlemeler yapmak amacıyla kurumumuzda bulunan sosyal hizmet uzmanımızdan yardım almaktayız. Yine gereken durumlarda psikologlarımız hastalarla düzenli psikolog görüşmeleri yaparak hastaların psikososyal sorunlarına yardımcı olmaktadırlar. Hastanemizde yatan hastalarımız için bir diğer etkinliğimiz de günaydın toplantılarıdır. Bu toplantılar her sabah düzenli olarak yapılmakta, toplantılarda hastalar kendilerini tanıtmakta ve belirlenmiş konular üzerinden kendi fikirlerini paylaşmakta ya da karşılıklı fikir alış verişinde bulunmaktadırlar. Burada asıl amaç; hastaların birbirleriyle kaynaşması ve toplum içinde kendini ifade etmelerinin desteklenmesidir.
IMG_20181010_114053.jpg

   Halk Eğitim Merkezi tarafından gönderilen iki usta öğreticimiz ile hastalarımıza resim, el işi, ebru, ahşap boyama, takı yapımı gibi çeşitli uğraşılar sağlamaktayız. Hastalarımızın yaptıkları bu ürünleri her yıl düzenli olarak yapılan bir sergiyle halka sunmakta ve elde edilen geliri bakanlığımız tarafından gönderilen ödenekle birleştirip hastalarımıza yeni malzemeler almaktayız. Her hafta düzenlediğimiz Tatlı Çarşamba Günlerimizde ise hastalarımızla birlikte sinema saati, karaoke, müzik eşliğinde çeşitli etkinlikler düzenlemekte; hastalarımıza pasta-börek ikramları yapmakta; bahçemizde bulunan spor aletleri ve voleybol sahasında hastalarımızla birlikte spor etkinlikleri gerçekleştirmekteyiz. Böylelikle hastalarımızın hastane ortamında rutinin dışında farklı zaman geçirmelerini sağlamakta, psikososyal açıdan da hastalarımıza destek olmayı amaçlamaktayız.
WhatsApp Image 2019-04-11 at 13.53.26.jpeg
UZM. DR. EMEL UYSAL